Bildiğiniz gibi Fujiwalk blog’da yazdığımız inceleme ve teknik yazılar dışında öncelikli olarak X photographerlar ve diğer x Kullanıcısı arkadaşlarla yaptığımız röportaj ve portfolio paylaşımlarına başladık.

Bu haftaki konuğumuz sevgili Hüseyin Taşkın. Siz de Fujifilm Official X-Photographer Hüseyin Taşkın’ı biraz daha yakından tanımak, hayata ve fotoğrafa bakışı hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz kendisiyle yaptığımız keyifli röportajı aşağıdan okuyabilirsiniz. Keyifli okumalar 🙂

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :Fotoğrafçı olmanız için size ilham veren şey nedir?

Hüseyin Taşkın: Dağlardı… Dağların kendisi değil arkasındaki bilinmezlikti. Dağlarla çevrili bir yerde küçük bir ilçede doğdum ve dağların arkasını görmeden uzun bir süre orada yaşadım. Dağların arkası için meraklandım ve hayaller kurdum. Bu duygular benim ilham kaynağımdır. Sınırların ve zamanın ötesine fotoğraflarla ulaşabiliyorum. Sınırları kırabiliyorum. Bu da bana haz veriyor.

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :Fotoğraf ile ilgili bir eğitiminiz var mı? Kendi kendinize mi öğrendiniz yoksa ikisinden de biraz mı?

Hüseyin Taşkın: Fotoğrafa bir öğrenme süreci olarak bakamıyorum. Nerede başlayıp nerede bittiği belli olmayan bir uğraşa öğrendim demek de benim için tuhaf olurdu.  Onu öğrenmiyorum sadece kullanıyorum. Fotoğrafı kullanırken ondan sadece istediklerimi alıyorum. Bilgi biriktirmiyorum. Ne kadar bilmem gerekiyorsa o kadar öğrendim. Bunu çoğunlukla kendi kendime yaptım ama bana faydası olacak eğitimlerden de istifade ettim.

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :Fotoğraf hayatınız boyunca size yardımcı olduğunu düşündüğünüz bazı şeyleri (dersler, kitaplar, atölye çalışmaları vb.) ve ayrıca bu yolculuğun üstesinden gelmenizi engelleyen bazı şeyler olduysa bunları da paylaşır mısınız?

Hüseyin Taşkın: Esasında, üstesinden gelinmesi zor olan şeylerin üstesinden gelmeyi başarabildiğimde, bunun fotoğrafa yansıması çok daha güçlü oluyor. Bir uğraşıyı keyifli hale getiren onun için verilen mücadele ve harcanan zamandır diye düşünüyorum. Başlangıç yıllarımda felsefe içerikli kitapları okuduktan sonra bıraktığı tatsız duygu ve üzerimde oluşturduğu baskı beni harekete geçiriyordu. Çünkü bazı kitaplar çelişkilerimi, tutarsızlıklarımı ve isteklerimi sert bir şekilde yüzüme vuruyordu. Kısacası elimden tutan unsurlar değil beni iten unsurlar bana daha çok yardımcı oldu.

Fujiwalk :Fotoğrafçılığın hayatınızı iyileştirdiğini düşünüyor musunuz? Öyleyse nasıl?

Hüseyin Taşkın: Bu sorunun bende tam bir karşılığı yok. Çünkü emin değilim. Hayatıma etkisi oldu ama ne yönde oldu bilmiyorum. Farklı farklı uğraşlar yaşadığım paralel hayatlar yaşasaydım bunu cevabını daha net verebilirdim. Örneğin hiç fotoğrafa bulaşmayıp başka bir şeyler yaşasaydım hayattan aldığım haz daha mı çok olurdu bunu bilemiyorum. Elimizde bir hayat var her şeyi yaşayıp karşılaştıramıyoruz. Sadece geçmişimizle kıyaslamak da bence doğru değil. İlla ki geçmişle şimdiki zamanımız arasında kazanım gibi görünen avuntular hep olacaktır.

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :Özellikle fotoğrafçılardan bahsedersek, geçmişten ve günümüzden etkilediğiniz veya hayran olduğunuz kişiler var mı?

Hüseyin Taşkın: Saygı duyduğum, işinden etkilendiğim birçok fotoğrafçı var. Ama yakın temasta bulunup beni etkileyen hocalarımı başa yazarım. Çerkes Karadağ, Handan Tunç ve Tekin Ertuğ… Tam da ihtiyaç duyduğum dönemlerde yorumlarıyla fotoğraf yolculuğuma yön vermişlerdir.

Fujiwalk :Fotoğrafçılığın hayatınızdaki anlamı nedir? Ne işe yarıyor?

Hüseyin Taşkın: Bu konuda kafam karışmaya başladı. Eskiden çok anlam yüklü, iddialı cümleler kuruyordum. Ama şimdi bu kadar keskin cümleler yok fotoğraf hayatımda. Keyif alıyorum, haz alıyorum. Çekerken de, izlerken de, paylaşırken de…

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :Fotoğrafçılığın ticari tarafıyla mı uğraşıyorsunuz, yoksa sanatsal yönü ile mi?

Hüseyin Taşkın: Her iki tarafında da yer alıyorum. Mesleğim aynı zamanda reklam fotoğrafçılığı. Zamanımın büyük kısmını aslında mesleğim olan fotoğrafçılık alıyor. Sadece sanatsal yönü ile uğraşmak isterdim. Ama onu finanse etmem gerekiyor.

Fujiwalk :Hangi fotoğraf tarzını çalışırken kendinizi buluyorsunuz?

Hüseyin Taşkın: Doğa diyesim geliyor ama doğa fotoğrafçısı sayılmam. Doğayı kullanıyorum. Çok kullandığımız fotoğraf kategorilerinde kendimi göremiyorum. Manzara, portre, sokak, soyut, vahşi yaşam vs. Tıpkı sinemada olduğu gibi işin duygusuna göre bir kategori olsaydı çok daha rahat kendimi bir yerde hissederdim. Ama yine de bir tanımlama yapabilirim sanırım. Dramatik atmosferler, yerel yaşam unsurları ve çoğunlukla hayvanların da yer aldığı ütopik bir duygunun peşindeyim.

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :Fotoğraf üretirken farklı projeler üzerinde mi çalışıyorsunuz yoksa o anda hissetiğiniz duyguların fotoğraflarının peşinden mi koşuyorsunuz?

Hüseyin Taşkın: Şu ana kadar hiç proje odaklı çalışmadım. Fotoğrafa başı ve sonu belli olan bir görev bilinciyle yaklaşamadım. Fotoğraf çekmek istersem çekiyorum, istemezsem çekmiyorum. O anda da neyi çekmek istiyorsam onunla ilgileniyorum. 

Fujiwalk :Konunuzla ne kadar güçlü bir bağlantınız oluyor, bu bağlantıyı tanımlayabilir misiniz?

Hüseyin Taşkın: Tıpkı bir romanın içinde yaşıyor gibiyim. Önceki sayfalar, kendisinden sonraki sayfalarla ilgili ipuçları veriyor. Romanda yer alan karakterlerin yüzlerinin neye benzeyeceğini, ne iş yapacağını, nasıl bir yolda yürüyeceğini, mimiklerinin nasıl olacağını biliyorum. Demek istediğim, çektiğim her şeyle fiziksel olmasa da yakın bir ilişki içindeyim. O dünyaya girmem için bu dünyadan çıkmam gerekiyor. Yeterince bu dünyada kalırsam oraya tekrar girmekte zorlanıyorum.

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :Fotoğrafta tekrarlayan temalarınız (her daim çekmekten zevk aldığınız) nelerdir? Kısaca anlatır mısınız?

Hüseyin Taşkın: Bulunmak istediğim yerlerle, fotoğraf çekmek istediğim yerler genellikle örtüşüyor. Dağlar, dağ etekleri, ırmak kenarları, geniş düzlükler… Zamanlarda örtüşüyor aslında. Yağmur, rüzgar ve toprak kokusu. Bunların olduğu zamanlarda bıkmadan ve hep aynı keyifle fotoğraf çekebilirim. Anlatırken bile canım çekti 🙂

Fujiwalk :Bir konunun fotoğrafını çekerken kendinizi en rahat hissettiğiniz mesafe nedir?

Hüseyin Taşkın: Her zaman başaramasam da varlığımı hissettirmeyecek bir mesafede kalmayı tercih ediyorum. Doğal akışın devam etmesini istiyorum. Konuya yeterince yaklaşırsam, kendimden uzaklaşma ihtimalim artıyor. Ben başkalarının dünyasını çekmiyorum. Onlardan kendi dünyama uygun olanları alıyorum. O yüzden mesafeyi iyi ayarlamam gerekli.

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :En sevdiğiniz odak uzaklığı nedir? Neden?

Hüseyin Taşkın: Tek bir açıyla fotoğraf çekmek zorunda kalsaydım bu 35 mm (FF) olurdu.

Fujiwalk :Son zamanlarda kullandığınız kamera ekipmanları nelerdir?

Hüseyin Taşkın: Fujifilm X-T3, 10-24 mm, 16-55 mm ve 50-140 mm. Drone olarak da Mavic Pro.

Fujiwalk :Fotoğraf makinanızla aranızdaki ilişkiyi nasıl tanımlarsınız? Sadece bir araç mı yoksa aranızda güçlü bir bağ var mı?

Hüseyin Taşkın: Elbette sevmediğim bir fotoğraf makinasıyla da istediğim görüntüyü alabilirim. Ama bu bana keyif vermez. Benimsemem gerekli.

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :Fotoğraflarınızda genellikle siyah beyaz mı yoksa renkli mi tercih ediyorsunuz? Sebebini açıklayabilir misiniz?

Hüseyin Taşkın: Nadiren siyah beyaz fotoğrafım vardır. Renklerin gücünden de istifade etmek istiyorum.

Fujiwalk :Fotoğrafta çekim sonrası işlemlere nasıl bakıyorsunuz, sizin için ne kadar önemli? (Photoshop, Lightroom vb.)

Hüseyin Taşkın: Onu yapmazsam fotoğrafım eksik kalır. Yorum süreci henüz bitmemiş gibidir benim için. Olmazsa olmazdır. Fotoğrafı çektiğimde, yapacağım son dokunuşları hesap ederek çekiyorum. O son dokunuşu yapmazsam istediğim sonuç oluşmaz.

Fujiwalk :Fotoğraflarınızda kendinize has bir tonlama fark ediliyor, bu tonlama hangi duyguların dışa vurumu? Neleri göz önünde bulunduruyorsunuz?

Hüseyin Taşkın: Tam bir tespit yapmam zor. Çünkü tonlama yaparken milimetrik farklılıklarda bile birinin diğerinden daha uygun olabileceği refleksiyle yaklaşıyorum. Refleks diyorum çünkü her hareketime tanı koyamıyorum. Akıp gidiyor. Bunu çok fazla düşünmedim. Ama emin olduğum sadece bir şey söyleyebilirim: Sakin tonlamalar insanın iç dünyasına diğerlerine nispeten daha rahat sızabilir.

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :Ara sıra fotoğraflarınızı bastırıyor musunuz? Dijitalden ziyade, baskı almanın daha iyi hissetirdiğini düşünüyor musunuz?

Hüseyin Taşkın: Bizim gibi albümlerle duygusal bağı olan bir kuşak için elbette basılmış fotoğrafın hissi daha güçlü olacaktır. Eski fotoğraflar deyince bunların bizdeki karşılığı sararmış aile albümleridir. Bence bu tamamen kültürel bir durum. Yeni nesil için böyle bir kıyaslama yapılmayacaktır. Çünkü yeni neslin eski fotoğrafı Facebook albümleri olacaktır. En fazla, “nerede o eski düşük çözünürlüklü fotoğrafların tadı” diyeceklerdir 🙂 Uzun zamandır ben de fotoğraf bastırmıyorum.

Fujiwalk :Fotoğrafınız çekilirken nasıl hissedersiniz?

Hüseyin Taşkın: Çok rahat hissetmem. Hemen bir başkası olurum 🙂 Bir an önce bitsin isterim…

Fujiwalk :Tek başınıza mı yoksa yanınızda bir arkadaşınızla mı fotoğraf çekmeyi tercih ediyorsunuz? Sebebini açıklar mısınız?

Hüseyin Taşkın: Benim için ideali, benzer duygulara sahip olduğumuz birkaç arkadaşla yol almak. Zaman içinde gide gele en idealinin bu olduğuna karar verdim. Çünkü sadece fotoğraf için yol almıyoruz. Sohbet ediyoruz, eğleniyoruz.

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :Fotoğraf çekerken müzik dinler misiniz? Müziğin görsel deneyimi geliştirdiğini düşünüyor musunuz? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Hüseyin Taşkın: Doğadayken yanımda biri müzik açmışsa özellikle kapatmasını isterim. Doğanın sesini ya da o ortamın sesini duymak isterim. Müzik dinlediğimizde bizi alıp başka yere götürür ya, ben zaten ordayım. Müzik ve fotoğraf arasında pozitif bir bağ olduğunu sanmıyorum.

Fujiwalk :Fotoğraf çekmekten en çok keyif aldığınız bölgeler nereler?

Hüseyin Taşkın: Aladağlar ve Toroslar.

Fujiwalk :Fotoğraf çekerken günün hangi saatleri sizin için önemli, kısaca anlatır mısınız?

Hüseyin Taşkın: Dramatik atmosferler için kapalı havalar daha cazip sonuçlar almamı sağlıyor. Bulutsuz havalarda neredeyse çekmiyorum. Gün içinde de sabah ve akşam saatlerini tercih ediyorum.

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :Fotoğrafçı olmanın en zor tarafı size göre nedir?

Hüseyin Taşkın: Fotoğrafçı olmanın kendisi zor bence. Ekonomik nedenlerle bu uğraşıyı yapmak, zamana yaymak, konuyu derinleştirmek, seyahat etmek ve mesai ayırmak çoğu insan için mümkün değil. Çoğumuz fotoğrafçı değil, fotoğraf çeken kişilerdir.

Fujiwalk :Kendinizi biraz yavaşlamış ve kaybolmuş hissettiğinizde yeniden çalışmaya başlamak için nereden veya nelerden ilham alıyorsunuz?

Hüseyin Taşkın: Fotoğraf çekmeye verdiğim aralar beni acıtmıyor. Neden fotoğraf çekemiyorum diye kendimi kaybolmuş ya da yavaşlamış hissetmiyorum. Aksine sürekli fotoğrafın içinde kalmak insanı körleştirir. Gözlem yapma ve deneyimleme yeteneklerini azaltır. Fotoğraf dünyasının dışından alıp, fotoğraf dünyasına aktaran kişiler kişileriz. Dışarıdan almak için hayatımızın bazı dönemlerinde fotoğrafın olmaması bence bir kazançtır.

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :Fotoğraf çekerken hangi sanat dallarından besleniyorsunuz, en çok hangisi ve neden?

Hüseyin Taşkın: İstediğim gibi  fotoğraf çekeyim diye bir film izlemedim. Ama izlediğim filmler istediğim gibi fotoğraf çekmeme fayda sağlamış olabilir. Tıpkı arkadaşça yapılan bir sohbetteki bir cümle gibi, pencereden sokağı izlediğim gibi, bir otobüs yolculuğu gibi… Beni değiştiren, dönüştüren her etkileşim, fotoğraflarımı da dönüştürür. En çok da kitaplar.

Fujiwalk :Şu ana kadarki fotoğrafçılığınızdan ne kadar memnunsunuz ve kendinizde geliştirmek istediğiniz yönler nelerdir?

Hüseyin Taşkın: Memnun olmadığım, sıkıldığım yerlere müdahale ederek yürüyorum. Video konusunda kendimi biraz daha geliştirmek istiyorum.

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :Fotoğraf söz konusu olduğunda en büyük zayıflığınız nedir? Bunu geliştirmek için ne yapıyorsunuz?

Hüseyin Taşkın: Çok fazla seyahat edemiyorum. Az zaman ayırıyorum. Yani tam olarak yönetemiyorum. Bunu yapabilirsem kendimi daha iyi hissederim. Bunu geliştirmek için planlar yapıyorum.

Fujiwalk :Fotoğraf söz konusu olduğunda en güçlü yanınız nedir? Bu gücü nasıl beslediğinizi düşünüyorsunuz?

Hüseyin Taşkın: Hayır diyebiliyorum. Benimle örtüşmeyen görüntülere, konulara, ışıklara vs hayır diyebiliyorum. Bu da fotoğraflarımın belirli bir kıvamda kalmasını sağlıyor.

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :Fotoğrafçılığınız üzerinden değerlendirirsek yaptığınız işin başarılı mı yoksa başarısız mı olduğu konusunda kendinizi nasıl eleştiriyorsunuz?

Hüseyin Taşkın: Daha iyisini yapabileceğimi bildiğim için eksiklerimi fark ediyorum. Bu da yarınlar için motivasyon kaynağım oluyor. 

Fujiwalk :Fotoğraf çekmiyor olsaydınız şu an ne yapıyor olurdunuz açıklayabilir misin?

Hüseyin Taşkın: Muhtemelen doğa aktivitelerinde yer alırdım. Günlerce doğada kalacağım bir uğraş olurdu.

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :Fotoğraflarınızı sergiliyor musunuz? Paylaşıyor musunuz? Çalışmalarınızı nereden takip edebiliriz?

Hüseyin Taşkın: Fotoğraflarımı instagram adresinden paylaşıyorum.

i̇nstagram.com/huseyintaskin

Fujiwalk :En iyi fotoğrafçılık öneriniz nedir?

Hüseyin Taşkın: Fotoğraflarınızı alkışlara, puanlara ve beğenilere göre tasarlamayın.

Hüseyin Taşkın

Fujiwalk :Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Hüseyin Taşkın: Güzel sohbet için teşekkür ederim. Fujiwalk’un fotoğrafla ilgilenen insanlar için iyi bir enerji yaratacağına inanıyorum.

Hüseyin Taşkın

 

Lütfen bu gönderiyi paylaşın, bilgi paylaştıkça çoğalır. Beni İnstagram'da takip etmeyi unutmayın. @huseyinaldirmaz