Röportaj: Gökhan Gökçay

Bildiğiniz gibi Fujiwalk blog’da yazdığımız inceleme ve teknik yazılar dışında alanında uzman fotoğrafçı dostlarımızla zaman zaman röportajlar yaparak sizlere bu fotoğrafçı dostlarımızın hayata ve fotoğrafa bakışları hakkında bilgi aktarmaya çalışıyoruz.

Bu ayki röportaj konuğumuz siyah beyaz Paris fotoğraflarını keyifle ve hayranlıkla takip ettiğimiz sevgili Gökhan Gökçay. Sorularımıza verdiği içten ve bilgi dolu cevaplarla keyifli ve bilgilendirici bir röportaj oldu.

Siz de Gökhan Gökçay’ı biraz daha yakından tanımak, hayata ve fotoğrafa bakışı hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz kendisiyle yaptığımız keyifli röportajı aşağıdan okuyabilirsiniz. Keyifli okumalar 🙂

Gökhan Gökçay
Gökhan Gökçay

Fotoğrafçı olmanız için size ilham veren şey nedir?

Sanırım birkaç şey, farklı zamanlarda ilham vermiş olabilir. Fotoğraf ile ilişkimi sağlamlaştırmış olabilir.

·       Büyükbabamın küçük kilerinde o kırmızı ışığı ve ilk fotoğrafın oluştuğunu gördüğüm ilk an,

·       Üniversite sırasında, su anki eşimle birlikte İstanbul Beşiktaş’ın yokuşlu karanlık sokaklarında elimizde Zenit ile dolaştığımız anlar ve o zaman hissettiğim teknik sınırlar, limitler, ulaşılmazlıklar ve aynı anda orada fark ettiğim güzellikler, formlar, karanlık ışıklar.

·       2006 da Paris de yaşadığımız dönemde dijital tarafın gelişmesine tanık olmak ve ne kadar farklı deneyler yapabileceğimi anlamak.

·       2013 gibi İnstagram sayesinde fotoğraflarımızı paylaşabilmek yorumları dinleyebilmek

·       Şu an NFT ile yeni pazar yerlerinde ve fotoğraf toplulukları ile bir arada çalışabilmek.

Gökhan Gökçay
Gökhan Gökçay

Fotoğraf hayatınız boyunca size yardımcı olduğunu düşündüğünüz bazı şeyleri (dersler, kitaplar, atölye çalışmaları vb.) ve ayrıca bu yolculuğun üstesinden gelmenizi zorlaştıran bazı şeyler olduysa bunları da paylaşır mısınız?

İstanbul teknik üniversitesi zamanında aldığım fotoğraf dersleri, kurduğumuz fotoğraf kulübü ve orada verdiğim eğitimler, atölyeler. Ayrıca birlikte hareket ettiğimiz, birbirimizi sürekli desteklediğimiz arkadaşlar

Bazi kitaplar

·        Camera Lucida / Roland Barthes

·        On Photography / Susan Sontag

·        Ways of Seeing / John Berger

·       Simulacra and simulation – ‎Baudrillard

·       Karar Anı – Henri Cartier Bresson

·       Zen ve motosiklet bakim sanati – Robert M. Pirsig

Hep zorluk yasadığım şey film bulmak, almak ve fotoğraf makinesi bulabilmekti. Film olarak İlford veya fuji almaya çalışır makine olarak da Zenit kullanırdık. Geceleri çok seviyorum ancak o zamanlarda yine yüksek iso’lu filmlerin fiyatları daha pahalı ve ulaşması zordu.

Gökhan Gökçay
Gökhan Gökçay

Fotoğrafçılığın hayatınızı iyileştirdiğini, farklılaştırdığını düşünüyor musunuz? Öyleyse nasıl?

  • Her şeyin içinde bir güzelliğin olduğunu düşünüyorum. Şu an ki dünyamızda çok zor bir hissiyat olsa da fotoğraf çekerken inancım o şekilde.
Gökhan Gökçay

Fotoğrafçılığın sizin hayatınızdaki anlamı nedir? Ne işe yarıyor?

  • Benim için Fotoğrafçılık duygu ile ilgili bir şey, önce bir şeyler hissediyoruz sonra onu makineye, ekrana ve kâğıda taşıyoruz. Ben elektrik mühendisiyim, planlamak, gerçekler ile hareket etmek çok önem taşısa da fotoğrafta planlama yapmadan o akış anını yaşamaya inanıyorum.
Gökhan Gökçay

Fotoğraf üretirken, farklı projeler üzerinde mi çalışıyorsunuz, yoksa o anda hissettiğiniz duyguların fotoğrafları peşinde mi koşuyorsunuz?

  • Fotoğraf üretirken farklı projeler üzerinde çalışıyorum. Prensipte kameram, telefonum hep yanımda, eğer bir duygu hissediyorsam onu o anda çekiyorum. An, hareket, formlar benim için çok önemli ama makina gibi onlarda anlatımın bir parçası. Fırça veya kalem gibi bize yardımcı olan aletler.
  • Asıl olan o  an hissettiğimiz duygu diye düşünüyorum. Projelerim genelde insan doğasının felsefi, ruhsal yönü üzerinde odaklanıyor. İçinde ağırlıklı olarak geometrik perspektifler, teatral ortamlar ve hareket barındırıyor.
  • Çalışmalarımı yalnızlık, ikilik, sonsuzluk, akış, gerçeklik ve hayaller üzerine derinleştirmeye çalışıyorum. Fotoğraflarımı çekerken müdahaleden uzak ve ana dokunmadan ilerlemek benim için önemli. Çocuklarımla bile olsam fotoğraf için onlara yönlendirme yapmamak gibi bir prensibim var.
  • Fotoğraflardaki doğal ışığı seviyorum. Gerektiğinde flaş kullanmak ile ilgili de bir problemim yok aslında. Sokak fotoğrafçılığındaki bir sonraki an ne ile karşılaşacağını bilmemek ve spontane olarak ilerlemek adeta hayatin bir metaforu benim için. An’da kalmak o anı yaşamak için çok büyük enerji sağlıyor. Süreç, sonuçtan çok daha değerli oluyor benim için. Süreç boyunca, sonucun nasıl olacağı belirsiz kalıyor. Zamana, akışa ve formlara odaklanıyorum. Bu akış sürekli devam ediyor, bu yüzden her an çok değerli ve eşsiz. Bu güzelliği izleyicilerle paylaşmayı hedefliyorum. Benim için o anı yakalamak, yaratılanın kalitesinden çok daha önemli.
Gökhan Gökçay
Gökhan Gökçay

Fotoğrafını çektiğiniz konuyla ne kadar güçlü bir bağlantınız var ve bu bağlantıyı tanımlayabilir misiniz?

  • Sokak fotoğrafı sırasında akışında fotoğraf çekmeyi seviyorum. Bir yerden güneş çıkıyor, bir yerde yağmur başlıyor, insanların seslerini, bisikletleri duyuyorum, bir şekilde hissettiğim duyguları  fotoğrafa ve kağıda aktarmaya çalışıyorum.
  • Documentary bir çalışma yapıyorsam o andaki konuya odaklanıyorum. Öncesinde, konuyu daha içselleştirmek ve bağlantı kurabilmek için bir çalışmam oluyor. Akış sırasında da artık daha görünmez kalıp sadece fotoğrafları oluşturuyorum.
  • Portre çekerken bunu çok daha net yaşıyorum. Kişiler ile konuşmam, zaman geçirmem ve onları anlamam gerekiyor. Gerçek karakteri görmem ve bağ kurmam gerekiyor yoksa çekim çok zor ve sahte geçiyor.
Gökhan Gökçay

Fotoğraf çekerken müzik dinler misiniz? Müziğin görsel deneyimi geliştirdiğini düşünüyor musunuz? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir.

  • Bazen fotoğraf çekerken de müzik dinliyorum, ama olmazsa olmaz dediğim bir şey değil. Özellikle sokakta, şehirde fotoğraf çekerken çevre ile bağ kurmak fotoğraf için çok önemli diye düşünüyorum.
Gökhan Gökçay

Fotoğrafta çekim sonrası işlemlere nasıl bakıyorsunuz, sizin için ne kadar önemli ?(photoshop, lightroom etc)…

  • Fotoğraf benim için her aşamada bir işlemden geçiyor. İlk nokta onu hissetmem. Bu hissiyatı makine ile yakalıyoruz, makine tamamen işlemden geçiriyor ve bir görsel oluşuyor. Sonrasında duyguların doğrultusunda lightroom ile edit yapıyorum. Son fotoğraf çıktığında bile izleyiciye farklı kanallardan ulaşırken değişim, distorsiyon  devam ediyor. Twitter, Instagram, kullanılan ekranlar, farklı telefonların ekranlarında her biri farklı bir fotoğrafı izleyiciye ulaştırıyor. Yani her şey akış halinde, sabit duran hiçbir sey yok gibi. Edit yaparken lightroom, snapseed kullanmayı seviyorum, hızlı ve kolay buluyorum. Çektiğim fotoğrafları editlemek ve onları kategorize etmek ise en zorlandığım konu diyebilirim.

Fotoğraf çekerken hangi sanat dallarından besleniyorsunuz en çok hangisi ve neden?

Sonsuz akış halindeki generatif sanat dalları, karakalem resimlerden besleniyorum. Genel olarak konunun minimize edilmesi form ve kompozisyona indirilmesi ilgimi çekiyor. Sembollerin belirgin hale gelmesine olanak sağlıyor. Mesajı izleyiciye daha rahat ulaştırmama imkan veriyor.  

Kendinizi biraz yavaşlamış ve kaybolmuş hissettiğinizde yeniden çalışmaya başlamak için nereden veya nelerden ilham alıyorsunuz?

Genelde güneşten, yağmurdan ya da denizden ilham alıyorum sanırım ama onun yanısıra basit, minimalist formlar beni derinden etkiliyor ve yeni şeyler üretmek konusunda beni motive ediyor.

Gökhan Gökçay

Şu ana kadarki fotoğrafçılığınızdan ne kadar memnunsunuz ve kendinizde geliştirmek istediğiniz şeyler nelerdir?

Seçimlerimden memnunum ve dar bir alanda siyah beyaz ve renkli formların önceliğinde çekimler yapıyorum. Uzun dönemli projeleri çalışmayı seviyorum. Son NFT koleksiyonumu çıkardığım ‘Follow me to Shadows – Paris’  2018 den beri çalıştığım bir proje. Projem modern dünyanın İnstagram ekranlarını gerçekmiş gibi sunan kültürü eleştiriyor ve Plato’nun mağara duvarına benzeterek gölgelere / gerçeklere doğru yola çıkıyor ve olabildiğince gerçek ile gerçekmiş gibi arasındaki çizgiyi inceliyor.  Fotoğraf sırasında hem konu ile iç içe olmayı, hem de görünmez olmayı seviyorum. O anda sadece olay ve kişileri öne çıkarmak beni mutlu ediyor.

Fotoğrafçılığınız üzerinden değerlendirirsek yaptığınız işin başarılı mı yoksa başarısız mı olduğu konusunda kendinizi nasıl eleştiriyorsunuz?

Başarılı ya da basarisiz olarak kendimi eleştiriyorum aslında. Fotoğrafçılığı ve fotoğrafı kısa dönemli bir yarış olarak yaşamıyorum. Genelde benim için uzun dönemli bir çalışma, bitmeyecek bir proje.  Evet bundan para kazanıyorum. Portre çalışıyorsam çalıştığım kişilerin de memnun olabilmesi önceliğim ancak sokak fotoğrafı çalışırken, fineart bir baskı hazırlarken öncelikle benim beğenmem birinci öncelik. Benim hissettiğim o duyguyu taşıyabiliyorsa benim için bir sonraki aşamaya geçebilir diye düşünüyorum.  Genelde fotoğrafa az zaman ayırdığımda kendimi eleştiriyorum.

Fotoğrafını çekeceğiniz konuyla nasıl bir etkileşim içinde oluyorsunuz?

Portre çekiyorsam kişileri dinliyorum, onun dışında kendimi dinliyorum

Gökhan Gökçay

Bize biraz NFT maceranızdan bahseder misiniz? Nedir bu NFT?

NFT benim için çok değerli bir teknoloji. Mart ayında bunu OPENSEA gibi marketplace ‘lerde kendi başıma yapabileceğimi öğrendiğimde çok sevindim. Hem yenilikleri çok değerli buluyorum hem de nft felsefesindeki merkeziyetiz yönetim sistemlerinin hayatımızı ileride daha da etkileyeceğini düşünüyorum. NFT ve blockchain teknolojisinin en önemli etkisi güven konusunda sağladığı yararlar. Yarattığımız eserin ne zaman yaratıldığı, kimin tarafından alındığı, kaça alındığı gibi tüm bilgilerinin değiştirilemez olarak blockchain de görünüyor olması ve tüm bu bilgilerin herkes tarafından görülebilir olması hayatımızı etkileyen en önemli yenilik bence. Tüm pazar yerleri de aynı şekilde koleksiyoner ve sanatçıyı bir araya getirdiği için çok büyük fırsatlar sunuyorlar.

Ben Kasım sonunda ‘Follow me to Shadows – Paris’ adında 20 fotoğraflık  1/1 edisyonlu koleksiyonumu çıkardım. İki çok değerli koleksiyoner tarafından ilk ikisi alındı. Şu an tanıtımlarına devam ediyorum.  Bunun öncesinde Twitter’dan nft topluluğu ile tanışmaya onları anlamaya ve kendimi anlatmaya çalıştım. Birbirine çok destek sunan bir topluluk.

Kendi sanatını ve çalışmalarını paylaşmak isteyen herkesi NFT’ye girmesi için cesaretlendirmeye çalışıyorum. Her zaman dediğim gibi kafanızdaki NFT ile ilgili bilmediğiniz detayları kenara koyup bildiğiniz ve her gün yaptığınız eserleriniz ile ( resim, müzik, şiir, yazı vs vs. ) bir ucundan başlamak en önemlisi. Tanıdığım herkesi arayıp bu konularda haberdar etmeye, Twitter spaceler açtığımda da aynı mesajı herkesle paylaşmaya çalışıyorum. Bana bu konular ile ilgili herkes

Twitter’dan @gokcay

instagram’dan @gokhangogo dan ulaşabilir, Dm yada sms atabilir.

Gökhan Gökçay

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Çok teşekkürler bu fırsat için, hem çalışmalarımdan bahsetmek hem de NFT’den bahsetmek beni çok memnun etti.  Sizin çalışmalarınızı çok beğeniyorum. Çevrenize yarar sağlamak için fotoğraf bilgisini daha çok insana ulaştırmak için uğraşlar içindesiniz. Sizin hem fotoğraf yaklaşımınızı hem de çevrenize değer katmak için çabalarınızı çok beğeniyorum, severek izliyorum.  

Lütfen bu gönderiyi paylaşın, bilgi paylaştıkça çoğalır. Beni İnstagram'da takip etmeyi unutmayın. @huseyinaldirmaz