FUJIFILM X100V İNCELEME: SADELİK,TUTKU,TASARIM

Hüseyin Aldırmaz
Fujifilm X100V İncelemesi

Fujifilm X100V ile kısa bir test sonucu neler değişmiş, ne gibi yenilikler var üzerine kısa bir yazı yazıyorum. Çok uzun yazmaktan yana değilim çünkü Fujifilm makinalar hakkında çok fazla yazı yazdım ve bir yerden sonra tekrara düşmek istemiyorum. Hem sizlerde okurken sıkılmayın istiyorum. O zaman bu tasarım harikası makinaya gelin bir göz atalım. Keyifli okumalar.

Dönüm Noktası: Sadelik, Tutku, Tasarım                        

Aranızda filmli dönemin mekanik makinelerini kullanan var mı? Eminim vardır. Bir an için o zamana geri dönün. Metal ve oturaklı o gövdeyi hissetmeye çalışın. Tasarımın sadeliğini düşünün. Küçük, hafif ve kullanıcı dostu, kafa karıştırmayan makineler. Peki X100 serisi bir makineyi hiç elinize aldınız mı? Aldıysanız aynı duyguları hissetmiş olmanız çok muhtemel. Atalarının ruhunu taşıyan, onların izinden giden tasarım harikası bir makine.

Tasarım alanındaki değişiklikleri düşündüğümüzde X serisi gövdeler içinde karşılaştırma yapılabilecek tek model bana göre büyük kardeşi X-100F. O zaman gelin iki model arasındaki tasarım ve teknik farklar neler bir bakalım.

Fujifilm X100V / Hüseyin Aldırmaz

Tasarım yenilikleri ve x100f ile arasındaki farklar

Fujifilm X serisinin beşinci jenerasyonu olan makine yine 23mm’lik bir odak uzaklığına sahip objektifle geliyor. Buraya kadar değişiklik yok fakat objektif tamamen yenilenmiş durumda. Özellikle köşeden köşeye netlik X100F’de olduğundan daha da ileriye taşınmış. Bununla birlikte, en açık diyafram olan f:2.0’de keskinlik de artmış durumda. Leaf shutter sistemi aynen devam ediyor. X100 serisi makinelerin en önemli özelliklerinden biri bana göre bu.

X100F ile arasındaki tasarım farklarına kısaca değinelim: Makinenin kasası 100F’ye göre daha keskin hatlara sahip. Çok büyük bir fark yarattığını söyleyemem fakat gözle görülür bir fark elbette var.

Diğer değişiklik enstantane ve ISO ayarlarının olduğu çarkta mevcut. 100F’de ISO ayarını değiştirmek için çarkın dış kısmını yukarı doğru kaldırıp çevirip bırakıyorduk. Bu bazen enstantanenin de değişmesine sebep oluyordu. Gerçi uzun süre kullandıktan sonra alışılan ve sorun yaşanmayan bir durum olduğunu söyleyebilirim. 100V’de Fujifilm yine kullanıcısının geri bildirimlerini dikkate almış ve bu çarkta bir iyileştirmeye gitmiş. Artık çarkın dış kısmını yukarı kaldırdığınızda bir kilit sistemi devreye giriyor ve çarkı tutmanıza gerek kalmıyor. ISO ayarını değiştirdikten sonra çarkı tekrar aşağı bastırarak yerine oturtuyorsunuz. Harika olmuş. X-pro serisinin yeni modelinde bu değişikliği bekliyoruz.

Diğer bir değişiklik makinenin arka yüzünde karşımıza çıkıyor. D-Pad kaldırılmış. Bana göre gereksiz olan bir tuş takımıydı. Kaldırılması makinenin daha da sadeleşmesine olanak vermiş. D-Pad’in görevini joystick ile rahatlıkla kontrol edebiliyorsunuz.

Makinenin ön ve arka yüzündeki iki çarkın biraz daha kalınlaştığını görüyoruz. Bu ne işimize yarayacak diye düşünebilirsiniz. Parmaklar çarklara daha iyi oturduğu için çarkı çevirme işi kolaylaşmış ve hissiyat da artmış. Bence ince düşünülmüş ve işlevsel bir yenilik. Detayların ne kadar fark yaratabildiğinin göstergesi adeta. 

Optik ve elektronik vizörler arasında geçişi sağlayan ön mandalın tasarımında da bir değişiklik var. Mandalın üst kısmında bir küçülme var. Makinenin ön yüzündeki tasarımla uyumlu hale getirilmek için atılmış bir adım olduğu belli.

Makinenin arka yüzünde bir önemli değişiklik daha var. En çok sıkıntı yaşanan tuşlardan biri Q button düğmesi.100F’de Q button tam sağ başparmağımızın altında kaldığı için sürekli, istemsizce o tuşa basıyorduk. Bu düğmeyi makinenin daha sağına, köşe çizgisinin üzerine konumlandırmışlar. Böylece artık başparmağımızla bu düğmeye basmaktan kurtuluyoruz. Bunlar çok ama çok önemli ve işlevsel yenilikler.

En önemli tasarım değişikliği LCD ekranda. Bu konuya aşağıda değineceğim.

Fujifilm X100V / Hüseyin Aldırmaz

Su-toz koruma

Belli fotoğraf makineleri belli fotoğraf alanlarına özel tasarlanıyor. X100 serisi makinelerin de hangi alanlarda kullanılmak üzere tasarlandığı bariz şekilde ortada. Genelde sahada çalışan, dış koşullara fazlasıyla maruz kalan fotoğrafçılar düşünülerek tasarlanıyor. Burada saha derken genel itibarıyla sokak ve belgesel tarzından bahsetmek yanlış olmaz. Hal böyle olunca makinenin dış hava koşullarına karşı dirençli olması bir zorunluluk haline geliyor. Bu arada, “bu fotoğraf makinesi ile sadece sokak ve belgesel tarzda fotoğraf çekilebilir” gibi yanlış bir algı oluşmasın. Her konuda fotoğraf çekmeniz mümkün, bunu unutmayın.

X100F’de bu sorunu fazlasıyla hissetmiş biriyim. Hayatının çoğunu sokakları arşınlayarak geçiren bir fotoğrafçı olarak, makinemde su-toz korumasının olmasını şart koşuyorum. Fakat sahip olduğum X100 ve X100F’de maalesef bu koruma yok. Bu benim sokakta fotoğraf çekerken strese girmeme sebep olan bir durumdu. Fakat Fujifilm yine kullanıcısını dinledi ve X100V’de bu sorunu çözdü.

Evet, X100V’de artık su-toz korumaya sahip bir gövde bulunuyor. Fakat objektif tasarımından kaynaklanan bir problem nedeniyle, tam bir su-toz koruması için Ar-X100 adaptör halka ile objektif önüne PRF 49mm’lik koruma filtre takmanız gerekiyor. Bu filtreyi taktıktan sonra makine tam anlamıyla su-toz koruma zırhına bürünebiliyor. Harika değil mi?

Fujifilm X100V / Hüseyin Aldırmaz

Hybrid vizör

İşte beni benden alan en önemli tasarım farkı: Hybrid vizör. Elimdeki X100 makinemi her zaman optik vizörde kullanıyorum fakat istediğim zaman elektronik vizöre geçebileceğimi bilmek inanılmaz bir özgürlük hissi sunuyor.

Makinenin önünde bulunan mandal vasıtasıyla optik ve elektronik vizörler arasında geçiş yapmanız mümkün. Yalnızca X100 serisi ve X-pro serisi gövdelerde bulunan bu sistem, kullanıcı alışkanlıklarına göre iki vizörden birini seçmeyi ya da istendiğinde, vizörler arasında geçiş yapmayı mümkün kıldığı için çok değerli. Özellikle DSLR sistemden Fujifilm’e geçecek kişilerin optik vizör alışkanlığından vazgeçmeden yollarına devam edebilmesinin önünü açıyor. Bu arada elektronik vizörlerin optik vizörlerden geri kalır bir tarafı olmadığını hatta birçok avantaj sağladığı notunu da buraya bırakayım.

Optik vizörün benim fotoğraf tarzım düşünüldüğünde önemli bir avantajı var. Ben yüksek kontrastlı görüntüleri seven bir fotoğrafçıyım. Işık ve gölgenin sert olduğu durumlarda elektronik vizörler çekim yaparken şöyle bir durum ortaya çıkıyor: Siyahların yani gölge alanın tamamen karanlık olmasını istediğim durumlarda elektronik vizör bana fotoğrafta sonuç görüntüyü verdiği için gölge alanlardan detay alamıyorum.
Bu, gölge alandan kadrajıma doğru hareket eden bir insan öğesi olduğunda onun kontrolünü de zorlaştırıyor. İşte tam böyle bir durumda makinenin önündeki mandal yardımıyla optik vizöre geçerek tüm sahneyi gerçek haliyle takip etmek mümkün oluyor. Burada bazılarınızın “sol gözünle kadrajın dışını takip edebilirsin” dediğini duyar gibiyim. Hayır böyle bir şey yapamam çünkü benim dominant gözüm sol gözüm. Yani vizöre zaten sol gözümle bakıyorum J

0,52x büyütmeli optik vizörde yüzde 3-4 arasında bir büyüme var, ki bu önemli bir iyileştirme olmuş. Elektronik vizör çözünürlüğü ise 3,69 milyon piksele çıkmış durumda. Bu da çok daha kaliteli bir elektronik vizör deneyimi anlamına geliyor.

Fujifilm X100V / Hüseyin Aldırmaz

LCD ekran

İşte en önemli yeniliklerden biri: LCD ekran artık hareketli. Yukarda belli makinelerin belli fotoğraf alanlarına özel tasarlandığından bahsetmiştim. Bu bağlamda, hareketli bir LCD ekrana bu alanda çalışan fotoğrafçıların ne kadar ihtiyaç duyduğu sorusu gündeme geliyor. X100 serisi, dördüncü jenerasyon olan X100F’e kadar sabit bir ekran tasarımıyla geldi. Fakat günümüzde kullanıcı alışkanlıkları ve geribildirimler doğrultusunda gerekli adımların atılması da bir zorunluluk diye düşünüyorum. Açıkçası ekranın hareketli olması benim çok aradığım bir özellik değil. Fakat kullanıcıların genel tercihi durumu değiştiriyor.

Hareketli ekranları tabii ki yadırgamıyorum. Bazı çekim açıları için büyük kolaylık sağladıkları bir gerçek. Hep söylediğim gibi, kullanıcı alışkanlıkları belirleyici oluyor. Fujifilm’in kullanıcısına değer verdiğini ve geribildirimleri ne kadar önemsediğini bir kez daha buraya not olarak düşeyim.

X100V’deki hareketli LCD ekran tasarımı çok ama çok başarılı. Makineyi elinize aldığınızda bile ekranın hareketli değil de sabit olduğunu düşünmenize sebep olacak kadar iyi gizlenmiş bir yapıda. Ekranın sol altındaki çentiği görene kadar hareketli olduğunu anlayamayabilirsiniz. Hareketli ekran isteyen fotoğrafçıların ihtiyacını tam olarak karşılayacağına şüphe yok. Diğer taraftan, hareketli bir ekrana ihtiyaç duymayan fotoğrafçılar için de makinenin arka tasarımında hiçbir çıkıntı yapmadığı için sorunsuz bir kullanım sağlıyor. Bundan daha iyisi olamazdı.

Fujifilm X100V / Hüseyin Aldırmaz

Malzeme kalitesi

Makinenin su ve toz korumaya sahip olduğundan yukarıda bahsetmiştim. X100V’de gövde tasarımında ciddi iyileştirmeler var. Özellikle makinenin alt ve üst kısmı alüminyumdan yapılmış. Darbelere en çok maruz kalan bu kısımların malzeme kalitesi önemli. Makinenizi çantanıza koyup çıkarırken bile sürtünmeden kaynaklanan çizilmeler söz konusu olabiliyor.

Sahada fotoğraf çekerken makine farklı zeminlere konduğu için alt kısımda ciddi aşınmalar meydana gelebiliyor. Fotoğrafçı olarak çekim sırasında bunlara pek fazla dikkat etmiyoruz. Bazı fotoğrafçılar makinelerinde boya aşınması veya çizikler olmasından hoşlanmayabiliyorlar. Bu nedenle, makine malzemesinin zor koşullara dayanabilmesi önemli olabiliyor. X100V bu açıdan gerekli dayanıklılığa sahip. Fakat çok uzun süreli kullanımlar sonucunda tabii ki zamanla aşınmalar meydana gelecektir.

Sensör

Fujifilm makinelerde sensör tarafında genel olarak her yıl belirli iyileştirmeler yapılıyor. Bu iyileştirmeler görüntü kalitesi, ISO performansı ve dinamik aralık gibi konularda önemli oluyor. Beni en çok ilgilendiren dinamik aralık ve ISO  performansındaki geliştirmeler.

X100V’de bir X-Trans CMOS 4 sensör ve X-Processor 4 işlemci mevcut. 26,1 mp çözünürlükte, arkadan aydınlatmalı olarak görev yapan sensör renk, dinamik aralık ve renk sapmaları konularında çok daha iyi iş çıkarıyor. Aynı zamanda AF performansı da önemli ölçüde artmış.

Crop sensörlü bir gövde için 26,1 mp çözünürlüğün fazlasıyla yeterli olduğunu da söyleyerek konuyu bağlayalım.

Fujifilm X100V / Hüseyin Aldırmaz

Bağlantı noktaları: Wi-Fi, Bluetooth

Bağlantı noktaları günümüzde hız kazanmak için önemli diye düşünüyorum. Hem makinenizi cep telefonunuzdan kontrol etme hem de çektiğiniz fotoğrafların hızlı biçimde transferi açısından önemli özellikler. Bu kadar hızlı olmaya ne gerek var diye düşünebilirsiniz fakat yanınızda bilgisayar taşımak zorunda kalmadan, çektiğiniz fotoğrafları cep telefonunuza aktarabilirsiniz.

Belli yazılımlarla cep telefonunuz üzerinden fotoğraflarınızı işleyebilir ve sosyal medya veya internet üzerinde belli yerlere yükleyebilir, e-posta yoluyla gönderebilirsiniz. Uzun yurtdışı seyahatlerinde bilgisayar taşımaktan kurtulabilmek bir nebze de olsa daha az ekipmanla boğuşmak anlamına geliyor, ki bence çok önemli bir konu.

Fujifilm X100V / Hüseyin Aldırmaz

Diğer Yenilikler

Kısaca diğer birkaç yeniliğe de değinerek yazıyı yavaştan bitireyim.

Makinenin ön ve arka yüzünde bulunan çarka diyafram, enstantane ve ISO ayarlarını atamak mümkün hale gelmiş. Nefis bir yenilik.

Makine gözle görülür şekilde hızlanmış. Saniyede 11 kare mekanik ve 30 kare elektronik çekim hızlarına ulaşmak mümkün.

Bir diğer önemli yenilik de odak sınırlama işlevi özelliği.
Odak Sınırlama İşlevi, lensi belirli mesafelere ayarlayarak, daha hızlı AF performansı elde etmek için kullanılıyor. Bu, özellikle konuya olan yaklaşık mesafe tutarlı ve yüksek performanslı AF gerekli olduğunda çok faydalıdır.

Arkadan aydınlatmalı yeni sensör sayesinde ISO performansında önemli iyileştirmeler var. Özellikle düşük ışık koşullarında çok önemli hale gelen ISO hassasiyeti benim çok aradığım ve önemsediğim özelliklerin en başında geliyor.

Video tarafında çok ciddi iyileştirmeler mevcut. Bu konuya çok girmek istemiyorum bu yazıda. Aşağıya bırakacağım linkten video özelliklerine ulaşabilirsiniz.

Bir başka yenilik ise film simülasyonları tarafında. İki yeni film simülasyonu daha eklendi: Classic Negative ve Eterna. Özellikle Classic Negative sokak fotoğrafında çok güzel tonlar almanızı sağlıyor.

Benim için önemli bir diğer yenilik ise bütünleşik ND filtre tarafında karşıma çıktı. X100F’de 3 stop olan ND filtre X100V’de 4 stop’a çıkmış. Çok yerinde bir yenilik olmuş. Duruma göre artık sahada bütünleşik ND filtreyi aktif ederek çok daha düşük enstantanelere inebilmek mümkün. Ya da çok yüksek ışıklı alanlarda ışığı daha keskin şekilde kesebileceğiz.

Başka bir yenilik üst üste çekim sayısında karşımıza çıkıyor. Artık 9 kare üst üste çekim yapabilmek mümkün. Yaratıcılığınızı konuşturabilirsiniz.

Fujifilm X100V / Hüseyin Aldırmaz

Yükseltmeye gerek var mı?

Gelelim en can alıcı soruya: Yükseltmeye gerek var mı? Kesinlikle var arkadaşlar. Çünkü bana göre karşımızda yepyeni bir X100 serisi makine var. Yazı boyunca bahsettiğim yenilikler veya iyileştirmeler bu makineye çok fazla değer katmış.

X100F’i olanlar bence gönül rahatlığıyla yükseltme yapabilirler. Daha önce X100 serisi makine kullanmamış, buna rağmen X100V alıp almama konusunda kararsız olanlar varsa gözünüz kapalı alabilirsiniz. Hiç düşünmeyin.

Fujifilm X100V / Hüseyin Aldırmaz

Sonuç

İnsana keyif ve güven veren, sokağa çıkmaya teşvik eden bir makine var karşımızda. Artık çok daha dayanıklı, daha güçlü, daha işlevsel ve tasarım bakımından daha da sadeleştirilmiş. “Tek bir fotoğraf makinesi ile çalışmak zorunda kalsan hangisini seçerdin?” sorusunun cevabı artık apaçık ortada… Fujifilm X100V Sadelik, tutku, tasarım…

Diğer özellikler için aşağıdaki linke gidebilirsiniz.
https://www.fujifilmshop.com/katalog/urun/x100v_gumus

©️Hüseyin Aldırmaz. Bütün yayın hakları saklıdır. Kaynak gösterilerek tanıtım için yapılacak kısa alıntılar dışında yazar ve fotoğrafçının yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz ve kullanılamaz.

Yazar: www.huseyinaldirmaz.com

Lütfen bu gönderiyi paylaşın, bilgi paylaştıkça çoğalır. Beni İnstagram'da takip etmeyi unutmayın. @huseyinaldirmaz